Kruvasan Aşkına!

“Kruvasan” mayalı ve tereyağlı bir çörek çeşididir. Kruvasan hamuru ise tereyağı ile beraber katlanarak tur verilmiş lamine yani katlı hamurdur. Katlayarak tur vermek nedir? dediğinizi duyar gibiyim. Tereyağını hamurun içerisine direkt karıştırmak yerine, yağı hamurun ortasına koyup bir bohça gibi hamuru kapatmak ve daha sonra hamuru merdane yardımı ile açarak katlamak ve sonra tekrar açmaktır. Açma ve katlama işlemi birkaç kez tekrarlanmalıdır. Bu sayede tereyağını hamurun içerisine taşmadan ve eşit yedirebilirsiniz.

İyi bir pişmiş kruvasanın tadını ve kalitesini belli eden en önemli özellik tereyağı kokusudur. İlk tadımda kendisini belli eden tereyağının yanı sıra bıçak yardımıyla ortadan kesildiğinde ustaca yapılmış yaprak katları ve içe doğru dönen hamur kıvrımlarını mutlaka görmeniz gerekir. İdeal seviyede pişirmek koşuluyla ortaya çıkan altın renkli kabuğu her tadımda tel tel dökülmelidir. İdeal iç yapının anahtarı yumurta ve tereyağının bütünlüğünde saklıdır. İç yapı rengi hafif sarı rengini aldıysa kruvasanınız ideal rengi ve lezzetiyle kahvaltı masanız için hazır demektir. Aslında Fransız mutfağına ait olduğu düşünülür fakat Kruvasan Avusturya mutfağına mensup ünlü bir çörektir ve Uluslararası Gastronomi literatüründe Kruvasan Viennoiserie grubu ürünleri içerisindedir. Bu da Kruvasanın gerçekten Avusturya mutfağına ait olduğunu kanıtlar niteliktedir.

 

VIENNOISERIE

Viyana ‘da çörek ve hamur işi üreten dükkanlara verilen isimdir ve aynı zamanda mayalı ve lamine hamur işlerini kapsayan genel bir tanımdır.
Bu tarz mayalı hamurlar ilk kez 13. yy’da Avusturya’da karşımıza çıkmaya başlamış, daha sonra 16. yy. da Kanuni Sultan Süleyman’ın gerçekleştirdiği 1. Viyana Kuşatması ile kahve kruvasanla tanışarak günümüzdeki popüler kahvaltı kültürünü oluşturan kahve & kruvasan birlikteliğinin temelleri atılmıştır.

Aslında Kruvasanın gelişmesine ve son şeklini almasına Viyana Kuşatması’nın da etkisi olduğu düşünülmektedir. Bu konu hakkında günümüze ulaşan çeşitli rivayetler vardır ancak bunlardan en popüleri; kuşatma bitip Osmanlı ordusu seferden geri dönerken, Viyanalı ekmek ve pasta ustaları bunu kutlamak amacı ile mayalı çöreği Osmanlı bayrağındaki hilal şeklinde üretmeye başlamışlardır. Bu çörek çeşitli evrimler geçirmiş ve en sonunda günümüze ulaşan haliyle ve hikayeleriyle karşımıza çıkmıştır.

Crescent = Kruvasan = Hilal Çörek
17.yy’da kruvasan artık Fransız mutfak kültüründen etkilenmeye başlamış ve Büyük Pastacı “La Varenne” tarafından farklı bir çeşide bürünmüştür. Fransız İhtilali sonrası 19. yy’da Avrupalı birçok noktada açılan pasta butikleri kruvasanı üne kavuşturmuştur hatta Fransız saray mutfağının vazgeçilmez tadı haline gelmiştir. Son olarak en son 20. yy’ da reçeteye eklenen endüstriyel maya ile kruvasan günümüzde tüketildiği modern haline kavuşmuştur.

Kruvasan ve Çörek Çeşitleri:
Kruvasan hamuru katlama şekli ve kullanabileceğiniz birçok dolgu malzemesi ile çeşitlendirebilir.
Örneğin içerisine bitter çikolata kullanıp zarf gibi katlarsanız Fransızların dediği gibi Pain au Chocolate yani Belçika Çikolatalı La Lorraine Kruvasanı elde edebilirsiniz.
Dolgu malzemesi olarak; kayısı ve vişne püresi, pastacı kreması, çikolata kreması, badem ezmesi kullanabilirsiniz. Hatta peynirli, sebzeli tuzlu bir dolgu ile çörekleri çeşitlendirebilirsiniz. Bu noktada işin gurmesi sizsiniz ve dilediğiniz dolgu malzemesini yaratmak sizin ustalığınızla gerçekleşecektir.
Tahıllı Kruvasan , Üzümlü Çörek, Bademli Örgü Çörek, Vişneli ve Kayısılı Çörek, Peynirli Çörek , Balkan Çöreği sayılabilecek popüler çörek çeşitleri arasındadır.

Türkiye’de Kruvasan:
Türkiye’de kruvasan tüketimi son yıllarda gittikçe artış göstermektedir. Özellikle Avrupa seyahatlerinde en iyi kruvasanı tatmak için lezzetin peşinden koşar hale geldik, ülkemize döndüğümüzde de aynı lezzeti burada arıyorduk ve yakında zamanda o dilediğimiz orijinel tada ulaşmak ne yazık ki mümkün değildi. La Lorraine olarak kruvasan ve çörek çeşitlerimizle Türkiye’ de farklılıklar yaratmanın ve doğru kruvasanı tüketicilerimize sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Ülkemizde gastronominin gelişmesiyle birlikte artık kruvasanın tereyağı miktarı, iç yapısının yumuşaklığı ve kabuk çıtırlığı hatta rengi hakkında konuşur hale geldik. Arkasında yaklaşık 1000 yıllık hikayesi olan bir ürünü üretirken dikkat etmeniz gereken onlarca nokta karşınıza çıkıyor. Görünüş olarak kruvasan çok basit bir yiyecek türü olarak gözükebilir fakat bir kruvasanı ortaya çıkaran malzemenin kalitesinden öte arkasındaki emek ve zahmettir. Öncelikli olarak karşınızda artık herkes tarafından tanınan, güçlü bir ürün var. Tereyağı miktarı, kullandığınız yağın su oranı, ununuzun protein yapısı, reçete de ki seker miktarı, verdiğiniz tur ve katlama sayınız mükemmel kruvasanı ortaya çıkaran noktalardır.

Kruvasan Tüketimi:
Kruvasan dediğimizde aklımıza tek başına çay veya kahve ile tüketebileceğimiz sade bir çörek gelmemeli. Kruvasanı günün her saati, her öğünde ister tatlı ister tuzlu olarak tüketilebilirsiniz. Evet tek başına tüketebileceğiniz iştah açıcı, içi yaprak yaprak ayrılmış ve yumuşacık, dışı çıtır çıtır ve mis gibi tereyağı kokan Kruvasanı birde benim önerilerimle deneyin derim. Kahvaltıda peynirli ve domatesli bir sandviç olarak hatta reçel, bal ile. Pastırma ve tulum peyniri gibi geleneksel malzememeler ile hazırlanmış tereyağlı kruvasan sandviç her öğün tüketilebilir.
Ton balıklı bir tahıllı kruvasan ise hem sağlıklı hem lezzetli hem de doyurucu bir öğlen yemeği olabilir.
Kruvasan ile ıspanaklı veya peynirli bir kiş, çeşitli tatlılar yaratabilirsiniz. Örneğin tiramisu, pastacı kremasıyla bütünleşen bir çilekli tart hazırlayabilirsiniz. Davetlerde servis edebileceğiniz mini kanepeleri lütfen unutmayalım, Kruvasan kanepe tabanı olmak için çok lezzetli bir ürün. Kruvasanı yalın tüketmenin yanı sıra kendimize özel yapabilmek için sadece biraz hayal gücümüzü ve sevdiğimiz malzemeleri kullanmamız yeterli.

Reçeteler:


Ispanaklı Kiş
• 4 adet 65 gr Tereyağlı La Lorraine Kruvasanı
• 1 çorba kasesi ıspanak, yıkanmış ve doğranmış
• 1 çay bardağı süt
• 1 çay bardağı labne peyniri
• 1 çay bardağı krema
• 2 yumurta
• 3 çorba kaşığı rende kaşar peyniri
• Tuz – karabiber -zeytinyağı
Öncelikle kiş yapacağımız kalıbı zeytinyağı ile yağlayalım. Daha sonra kuruvasanları boyuna ikiye keserek kalıba yerleştirelim. Kalan malzemelerin hepsini bir cam çırpma kabında iyice karıştıralım ve tüm malzemeyi kruvasanların üzerine boşaltıp, 180 C derece 15-20 dakika fırında pişirelim.
Ilık ılık servis edelim.

 


Kruvasan Kumru:
• 2 adet 85 gr Tereyağlı Çok Tahıllı La Lorraine Kruvasanı
• 2 dilim izmir tulum peyniri
• Domates ve biber
Yapmanız gereken tek şey bir çok tahıllı kruvasanı kesip içini tulum peyniri, domates ve biber ile doldurup biraz zeytinyağı ile lezzetlendirmek.


Kruvasan ile Kolay Tiramisu
• 2 adet 65 gr Tereyağlı La Lorraine Kruvasanı – halka halka dilimlenmeli
• 1 tatlı kaşığı şeker ,1 fincan espresso veya instant kahve, 1 tatlı kaşığı badem likörü ile karıştırılmalı
• 1 çay bardağı mascarpone peyniri
• 1 çay bardağı labne peyniri
• 1 çay bardağı krema
• 3 çorba kaşığı şeker
• 1 paket kare bitter çikolata – eritilmiş
• 1 tatlı kaşığı kakao
Öncelikli olarak kahve şerbeti hazırlanır. Daha sonra bir cam çırpma kabında labne, mascarpone, şeker, krema ve çikolata 5 dk süresince çırpılır.
Sunum için kullanacağınız bir cam bardak içerisine önce 2 kaşık krema koyulur sonra kahve şerbetinde ıslatılmış kruvasan kremanın üzerine yerleştirilir. Bu işlem bardak dolana kadar devam eder. 2 saat buzdolabında dinlendirilir ve en son üzerine kakao serpilerek servis edilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir